Ana Sayfa
Iğdır Tacirli Köyü 
              
                
"Dunya Guleke Behn Bıke u Bıde Hevalê xwe."
                   Dünya Bir Güldür Kokla ve arkadaşına ver.

   Resimlerinizi tacirlikoyu@hotmail.com adresine gönderiniz

VİDEONUN YÜKLENMESİ İÇİN BİR KAÇ SANİYE BEKLEYİNİZ

ÖNEMLİ DUYURU  :


Sevgili Site ziyaretçileri, burası bir köy sitesidir. herkes birbirinin akrabası ve birbirini tanıyan insanlardır, öncelikle aynı köyün insanları,,,Mesaj sayfasındaki uyarılara rağmen bazı ziyaretçiler isimsiz veya kod isimlerle mesaj göndermektedir. Gerçek isim ve soyisim taşımayan mesajlar yayınlanmamaktadır bu nedenle lütfen mesajlarınızı gönderirken mutlaka gerçek isim ve soy isimlerinizi belirtiniz  
EDİTÖR          


Köylümüz Mimar Cihan Adıyaman Iğdır'da Ofisini Açtı...


 Köylümüz Mimar Cihan Adıyaman çalışma ofisini Iğdır’da hizmete soktu. İlimiz Söğütlü Mah. Fevzi Çakmak Caddesi Murat Yalçın İş Merkezi (Siyabend Çay Evi Üstü) No:13 Kat:4’te bulunan Adıyaman Mimarlık-Mühendislik ofisi on gün önce hizmete girdi.Köylümüz olan Mimar Cihan Adıyaman köylümüz Avukat Mehmet Emin Adıyaman’ın oğludur. Adıyaman’ı ziyarete giden meslektaşı Iğdır eski belediye başkanı Mimar Orhan Ağırkaya, hayırlı olsun dileklerinde bulunarak meslektaşı Cihan Bey’e başarılar diledi..
 
Köylümüz Mimar Cihan Adıyaman 
 
1985 Iğdır Tacirli köyü doğumlu olan Adıyaman, 1995 yılında ailesi ile birlikte  İstanbul’a göç etti ve eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladı. 2002’de Mustafa Kemal İlköğretim Okulunu birincilikle, 2005’te de Eyüp Anadolu lisesini birincilikle bitirdi. 2005’te kazandığı İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesini 2010 yılında bitirdi. Yine 2010 yılında Yıldız Teknik Üniversitesinde başladığı master eğitimimi yarıda bıraktı. UNESCO bünyesinde tarihi yapıların röleve ve restorasyonuna yönelik çalışmaları oldu. 2009 yılında Tarihi Mardin evleri içerikli mimari projesi İstanbul Yapı Fuarında sergilendi. 2 yıl önce Vefa Group-Steelife çelik yapı firmasında başladığı iş hayatına Iğdır’da kendi mimarlık ofisini açarak devam etmektedir...

Adıyaman Mimarlık-Mühendislik Ofisi 

Söğütlü Mah. Fevzi Çakmak Cad.
Murat Yalçın İş Merkezi
(Siyabend Çay Evi Üstü)
No:13 Kat:4 - IĞDIR
Tel:    0476 226 25 09  
Gsm:  0536 342 03 02 

 


Ben Çığlık Atarak Ağlayan

ilk nefesim bahtsız yaşamda
belimi acı hayallere yaslıyorum
derin düşüncelere dalıyorum
ekşî bir ağırlık tüm bedenimi
ve beynimi sarmış
günler bir iskeletin gőlgesi gibi
bakışlerımda yok olur
her gece sinsi bir őlümün hissi
ruhumu kamçılar
ben ise virane yaşamın őnünde
alay ediyor ve halay çekiyorum
tüm yıldızlar hoş ve rengareng
ışıldar gecelerde
ben ruhumun derinliklerinde gizlenmiş
gőkyüzünün coşkulu, keyifli
yıldızını arıyorum yalnızlığımda
insanlığı kantarda tartıyorum
bir gram merhamet bulamıyorum
baharlarda gonca gülümü soldurdular
şafaklarda serçeler acı ve korkumun
sırdaşı oldular
bazen sabah rüzgarının yağmuru
yüreğimdeki hüznü dağıtır
ruhuma yaseminleri serpiştirir
bazen kara bulutlar
gőğsümün penceresine yaslanır
nefesim kesilir, kelimeler yarım kalır
cümleler buruşur
şiir kalemin gırtlağında boğulur
kalem ise şiirin acı bedeninde titrer
kin ve nefret sigaramın dumanında mayalanır
artık yosun tutmuş aşk ve sevgi rakı şişelerimde
senelerdir beynimin ve őmrümün yorgunluğunda
kendimi yaratıyorum
kahpe feleğin silesi yakama dolanmış
huzur vermiyorki…
nefretim mal ve mülke tapanlar...
cimri ve açgőzlüler...
sabırım fişek oldu namlunun ucunda
yine haylaz günler beni
virane gecelerin yalnızlığına sürgün ettiler
bir karayel rüzgarının sesi kulağımda çınlanır
serseri düşüncelerim zalimlerin pençeleri altında
hırpalanır ve tırmalanır
çaresiz dőrt duvar arasında yüreğimin tırnaklarıyla
umutlar kazıyorum geleceğe
güzelim baygın bakışlarının nehirlerinden
bir yudum su ver kurumuş dudaklarıma
ben acıların deryasında yőnünü kaybetmiş
geminin kaptanıyım
yüreğinin aynasında ve pusulasında
kendimi buluyorum
isyankar yüreğimi boş çabalarla susturuyorum
deli divane olmuş hisslerim
kendi sessizliği içinde gőçebedirler
ruhumun toprağı üzerinde
gel kirpiklerinle ruhumun terini sil güzelim
damla damla alnımın emeğini emdiler soytarılar
gençliğimi ve dürüstlüğümü
esir aldılar kalleş mevsimler
acı ve korku yüreğimde evcilleşti
aşkın esirlik takkesini başımdan indirdim
őzgürlüğü yüreğimin çimenlerinde otlatıyorum
kürt kimliğimin bekçisiyim yasaklarda
üst insan olmak
saygı ve hürmet direnişimin silahıdır
zifiri karanlıklarda gőlgemin kalıbıyim
şahin ve kartallar gibi hazırım gőklerde uçmaya
erdemli bir yolda yolculuk yapıyorum
gecelerimin yalnızlığında
karanfilleri bir dilberin gőzyaşlarıyla suluyorum
kederli uçurumlarda
yaralı yüreğimi kürt ozanı
Cane”nin türküsüyle sarıyorum
ben kőlelik zincirinin kalemini kırdım
ve esirliği çarmığa gerdim
sőzler sőzlükte sağır ve dilsiz
ruhumun çőllerinde aç ve susuz
hergün şafaklarda hüzünlü bakışlarımla
sabahın tenini okşarım
hergece gőkyüzünden bir yıldız akar
şiirimin deryasına
ben yaşamımın boşluğunu
çıplak umutlarla őrüyorum, süslüyorum
ve besliyorum
yüreğimin kőşkünden tüm insanlığa
gullerin kokusunu saçıyorum
barış ve mutluluk diliyorum..
                                             GÖNDEREN.}MURAT..YARAY

                                 DÜNYANIN ACISI BENIM ACIMDIR     

SELAM OLSUN BENDEN İNSAN OĞLUNA.
BÜTÜN DÜNNYAYA BÜTÜN VARLIĞA.
İNSANIN SEVGİSİ İÇİMİ YAKAR.
DÜNYANIN ACISI BENIM ACIMDIR.

İNSANLAR COK GÜZEL SEVGİLİDİRLER.
DOĞARKEN DÜNYAYA MELEK GİBİLER
HAYDİ GELİN SEVELİM BİRBİRİMİZİ.
DÜNYANIN ACISI BENIM ACIMDIR.

GERÇEKLERDE SEVGİ ŞEFKAT YOLU VAR.
VAR OLDUĞUM DÜNYADA ZÜLÜM DOLU VAR.
ALLAHIM YARDIM ET BİZ İNSANLARA.
SEVGİSİZ YAŞANMIYOR YALAN DÜNYADA.

İNSANLAR COK GÜZEL SEVGİLİDİRLER.
DOĞARKEN DÜNYAYA MELEK GİBİLER
HAYDİ GELİN SEVELİM BİRBİRİMİZİ.
DÜNYANIN ACISI BENIM ACIMDIR.

SÖZ MÜZİK
ŞEMSEDDİN BAŞAK 
 



KÖYÜMÜZDE GÜZEL BİR DÜĞÜN...

JİYAN ERSOY VE MELİKE YİĞİTOĞLU rüya gibi bir düğünle dünya evine girdiler. Genç çiftimize ömür boyu mutluluklar dileriz....



ŞAİR YUSUF DEDE TEKERLEKLİ SANDALYEYE KAVUŞTU

İlimizde her yapılan bayram kutlamalarında kendi yazdığı şiirleri okuyarak bayramları şenlendiren  Köylümüz Şair Yusuf TAĞI (Türkden) (92 ) tekerlekli sandalyeye kavuştu.     Yaşlandığı için yürümekte zorlanan şair Yusuf dedeye Iğdır valisi S.Saffet Karahisarlı akülü tekerlekli sandalye hediye etti.
92 yaşındaki şair Yusuf dede, ”yaşlandığım için yürüyemiyordum. Vali beye durumu anlattım. Oda bana bu akülü arabayı hediye etti. Kendisine teşekkür ederim. Evde kalmaktan kurtuldum. Yıllardır çarşıya gitmeye alışmıştım. ayaklarımda tutmayınca evde oturmaktan sıkılıyordum.” dedi.  


KÖYLÜMÜZ ÖĞRETMEN ERKAN ÇİĞDEM'DEN ÖRNEK  ÇALIŞMALAR

Aralık İlçemizde görev yapan öğretmenlerimizden Erkan ÇİĞDEM önderliğinde öğretmenlerce kurulan ve yönetmenliğini Erkan ÇİĞDEM’in  yaptığı ABC Tiyatro Grubu yine öğretmenlerden oluşan oyuncu kadrosu (Hasan BAŞARAN,  Mehmet GÜL, Hanife ÇİĞDEM , İsmail ÖZEN, Gülseher SERPİCİ, Deniz Atalay YALDIZ, İsmail AVAN, Melisa GÜZEL, Gözde TURAN, Oral ARSLAN, ışıkta ve seste Ekrem OK , Şahin KUM)  ile iki yıldır ilimizde çıkardıkları farklı tiyatro oyunlarını oynadılar. 2008 yılında oynadıkları SALAK OĞLUM adlı iki perdelik komedi oyunu ile elde ettikleri geliri IĞDIR OKUYOR kampanyasına bağışlayan öğretmenlerimiz, 2009 yılında da Eğitim İş Sendikasının da katkılarıyla oynadıkları KADINLIK BİZDE KALSIN adlı oyundan elde ettikleri gelirle, Eğitim İş Sendikası Iğdır Şubesi ve Eğitim İş Genel Merkezince Ankara’dan alınan 1470 Adet hikâye kitabını ilimizin aşağıda belirtilen köy okullarına armağan etmişlerdir. Öğretmen arkadaşlarımızın her türlü bireysel özveri ile kurdukları ABC Tiyatro Grubu Sosyal-Kültürel faaliyetler kapsamında bu yıl da yeni oyunu ve projeleriyle Iğdır halkı ile buluşmayı hedefliyor.  

ABC TİYATRO GURUBU


BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir,deresi çayı,
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama kederi gamı
Havası başkadır benim köyümün

Akşam olur döner herkes evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Aşıklar milleti derler soyuma
Özü bambaşkadır benim köyümün

Yeşil yeşil çamları var dağında
Göndelen dolanır her toprağında
Bahçesinde bostanında bağında
Yeşili başkadır benim köyümün

Köyümün ortasından akar ırmağı
Kıvrım kıvrım dolanır sular toprağı
Unuttum sanman size gelmeyi
Dostluğu başkadır benim köyümün
                               ALİ ÇİGRİ


 Bi Hevre, /Birlikte ...          19.05.2009

Xwazdî ez tu hevre bin /Birlikte geçen günleri özlüyorum
Bi hevreherin xorînê /Hele sabah çıkıp gidişimizi

Wer dî bihêrin kotra bin /Seninle dağlara çıkar dolaşırdık

Bang dîn bi hevre narînê /Birlikte söylerdik şarkılarımızı

Dwînî kotra hêra bûm /Ben o dağların ruhundan öğrenmiştim
Awaz ji cîr dixwînê /Ta yürekten candan söylemeyi

Fîrabîl û beyaban /Hem dağlarda hem kırlarda hem sahralarda
Hawar ji dest evînê /Ey aman medet aşkın elinden

Ez tu watu yek dil wîn /İkimiz tek bir gönül olmuşken
Hêzan cwadi wînê /Sonbahar gelip böyle ayırdı bizi

Vêra pêkra hıfne wîn /Ancak birlikte olunca küflenmez aşk
Bircînê ya binvînê /Ya bağır bir ses ver ya da uyu hadi.

m.ö.3-4 yüzyıldan kalma kürtçe şiir.
  
                                                    Murat OCAK


                                                                                                                             


MAZİDEN PORTRELER :
Mehmet Emin ADIYAMAN
Avukat-İST.                                 08.08.2008
 

  >Köyümüzün Kekêleri (seyitler)..devamı...< 


Sevdim Özcan

YALAN ÇÖLÜ. >devamı...<


 Cihan ADIYAMAN
 (Mimar)
 22.02.2010

        İF İSTANBUL’DAN BAHMAN GHOBADİ GEÇTİ>devamı...<


                                        KÖYDEN RESİMLER 


    

  
 
 
 
 
  
 



   
 

   


 

 

 


 



 
 

 


 


 
   

  

  
 
 
 
 
 
 
 




 
 
     

 
   
 
  


 

 
 
  

 


 


 
  


 


 


 


 
  

 


 
  

  



 


 


 


 


 


 


 


 

  
 


----TACİRLİ KÖYÜ SİTESİ----
 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
         MAKALELER                      
•  Ferarrisini Satan Nietzche... Cihan ADIYAMAN
•  Hayeller olmazsa... 
Gökhan ALABUGA
•  Halet i Ruhiyyemiz üzerine Cemil ADIYAMAN 
•   Bir Çocuğun göz yaşı... 
Deniz ÇİFÇİ 

• Özerk yönetimler ve demokrası
Deniz ÇİFÇİ
 
•   Etiket mi? Hizmetmi?...
Gökhan ALABUGA
•   Seni Tarif Edemem...
Faruk ÖZTÜRK
•   Sevdanın Adı Aynıdır...
Necef ALTÜRK
Rüya (Şiir)...
İsmail YARAY
                                                   
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Köylümüz Faik Kubilay Öğretmen-Yazar
20.01.2009 14:38:24


LEYLEKLER VE BEN

Leylekler geldi mi?
Leylekler geldi mi anne?
Pembe pembe gülümsüyor mu badem?
Yağmur ......... Yağmur ......... Yine Yağmur.
Akşam sabah , gece gündüz
Neden hiç durmuyor , neden durmuyor
Rüzgardan da kanat takmış
Camlara camlara vuruyor.


Leylekler geldi mi?
Karşı yoncalık doydu mu suya?
Su oturdu mu , şişti mi göletler?
Bu tufanda leylekler çoktan yatar
Uykuya...


Leylekler geldi mi?
Tüyleri pırıl pırıl
Beyaz mı beyaz
Yağmur durdu mu güneş sıcak sıcak parlayacak.
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
Göletlere doluşacak leylekler
Kırmızı bacakları bir kalkıp bir inecek
Bıkmadan usanmadan
Bir baştan bir başa
Kısmetini arayacak



Bana söz verdi dedem , anne!
Söz verdi bana dedem
Kesmeyecek kavak ağacını
Devirmeyecek
Kavak ağacının başı yakında
Göğe erecek
Benim ilk leyleğim
Buradaki hazır yuvasına oturacak
Yağmur durdu mu , güneş çıkacak
Sıcak sıcak parlayacak
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
İki mi üç mü bilmem
Belki dört beş
Küçük küçük gagalar açık bekleyecek


Duymuştum
Kitaplarda okumuştum
Bende leylek yuvası kuracaktım
Fazla değil azıcık büyüyünce...
Anne leylek sarıp sarmalasın yavrusunu
Korusun yağmurdan , rüzgardan
Bazen de biz çocuklardan
Gönlünce


Düzlük... düzlük...
Sonu gelmez bir ova
Ovanın bu yerinde tek mi tek
Bir kavak ağacı
Gururlu mu gururlu
Yine yağmur çiseliyor
N'olur çıkma rüzgar deli deli
Kavağın kuzey yamacında
Harman yerine denk bir yuva
Yuvada benim leyleğim
Bir kartal kadar da heybetli


Leylekler gelmedi mi?
Leylekler , ne zaman gelecek , leylekler
Ne ....... ne ........... daireler mi çiziyor?
Yavrular soluk soluğa nefes nefese
Yoksa köpek mi var?Belki bir yılan
Kov onları anne, lütfen kov
Akşama sabaha gelecek leylekler
Bir sabah vakti yahut okulu kırdığımızda
İlk leyleği görmek...Yuvasında duruşunu
İşitmek...İşitmek istiyorum
Mahalleninin
Geldi!.. Geldi!.. Leylekler geldi!..
Hep bir ağızdan, hep bir ağızdan
Haykırışını, çırpınışını...
Leylekler gelmiş anne
Gelmiş leylekler..
Ne çok görmek isterdim
Ne çok...
Tanrıya yakarışını


Faik Kubilay-Öğretmen-Yazar
&
VEDA EDİYORUM

Yalnızlığın en yoğun olduğu gecenin bir saatindeyim
Kendimi sokağa atıyorum ve zifiri bir karanlık
Sokak lambaları göz kırpıyor bana
Ve sadece kaldırımlar dinliyor beni
Kendimle hesaplaşıyorum sessiz
Zamansız ayrılığa kızıyorum ama çaresiz
Ve kapatıyorum bütün defterleri
Veda ediyorum artık,
Çocukluğumun geçtiği sokaklara
Top oynayıp, bisiklete bindiğim günlere
Okul çıkışında seninle her defasında karşılaştığımız,
Ve utangaç bakışlarla merhaba dediğimiz günlere,
Veda ediyorum işte, gidiyorum buralarda
Üstelik sende yoktun artık
Ve her şey anlamsız geliyordu bana
Ne top oynayıp bisiklete bindiğim günler
Nede okul çıkışları
Her şey anlamını yitirmişti, ama
Anlamını yitirmeyen sadece beyaz sayfalardı
Ve sana yazdığım şiirler
Şimdi son şiirimi yazıyorum,
Anılar bıraktığımız sokaklarda
Artık veda ediyorum, ıslak gözlerimle
Gidiyorum işte, bir daha dönmemek üzere

Gökhan ALABUGA


KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 
Tacirli'de Yaşanmış Bir Öykü

__ASLANLAR YARALIDA KÜKRER__
Mehmet Emin Adıyaman
Avukat

1930 li yıllardı Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı..........
>Devamı için tıklayın<

&

SÖYLEŞİ  :   
Haz:Cemil Adıyaman
Kocaeli Ünv  
Hukuk Fakültesi  
Babam Mehmet Emin Adıyaman ile köyümüz, yöremiz, akrabalarımız ve geçmiş ile gelecek üzerine küçüklüğümüzden beri alışıla gelmiş sohbet ve söyleşilerimiz olmuştur. İstanbul da aile içi iletişimimiz ve sohbetlerimizin en güzel taraflarından biride köyümüze, akraba ve tanıdıklarımıza dair olanlarıdır. Doğrusu babamda köye, yöremize ve geçmişe dair meraklı sorularımıza cevap vermekten ve anlatmaktan büyük keyif alır.         >...Devamı...<
ŞİİR
 
HIÇKIRIK

Sevdandır deliye döndürdü beni.
Güneş idim,aşkın söndürdü beni.
Yeter artık sevgilim anla beni.
O mahmur bakışın öldürdü beni.


Seveyim dedim dertlere büründüm.
Rüzgârda toz, toprak gibi savruldum.
Bir başıma amansız dertlerimle,
Bende diyardan diyara süründüm.

Dertli gönlümde şahların şahısın.
Virane kalbimde,her an ahımsın.
Her gün,her gece ve heran,her yerde,
Hep hatırladıkça ahüvahımsın.

Sevdan başımda tüter duman,duman.
Virane olmuş gönlüm,halim yaman.
Beni benden almış kirpiklerin ok,
İki kaşın yaydır,saçların keman.

Bu dünyada mutluluğa hasretim.
Ne etsende sana yoktur nefretim.
Ben dünyada malı,mülkü neyleyim,
Sensin benim malım,mülküm servetim

İsmail YARAY
KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 

EV HANIMINDAN EV BEYİNE

Bugün Pazar kuruldu
Ev eksiği soruldu
Hanım yazdı bir liste
Bey okuyunca yoruldu


Kahve, şeker, çay lazım
Tursil, persil; fay lazım
Güzel kıza toy lazım
Pırtı-sandık alda gel.

Aman! Sucuk hoş olsun,
Peynir, ciğer yaş olsun
Kıyma-tavuk kuş olsun
Böbrek, dalak dilde al!

Unutma tunç tavayı
Sarı sarı ayvayı
Düşünmeli yuvayı
Pencereye tül de al.

Boş tencere, boş tava
Dolu olsun bak kova!
Bugün çok sıcak hava;
Limon-ayran bulda al.

Pasta-börek saklıdır,
Helva-lokum tatlıdır
Baklavalar katlıdır
Dükkanından tartta al!

Badem, ceviz kırılsın
Mısır, nohut kavrulsun
Bir küp turşu kurulsun
Biber, sirke, tuz getir.

Sedef düğme yapılır
Elmas küpe takılır
Altınlarda satılır
Sarraf sarraf gez getir!

Ciğer getir kediye
Yetiş saat yediye
Düğün için hediye
Paket paket düz getir.

Bardak-tabak kırıldı,
Çanak-çömlek yarıldı.
Yaralarım sarıldı
İlaç-merhem tez getir!

Sana-bana pijama
Oğlan-kıza fanila
Büyük-küçük karyola
Metre metre bez getir.

Kilo kilo pastırma
Paket paket makarna
Külah külah dondurma
Erimeden tez getir!

Pahalıdır iyi mal;
Kaliteli yağ ve bal
Helva-lokum kaymak al
Birkaç hamal tut getir!

Mangal kürek bozuldu,
Dirsek-boru kırıldı
Odun-kömür azaldı
Yakmak için gaz getir.

İğne-iplik şiş kayıp
İncik-boncuk pul sayıp
Söylemesi çok ayıp
Cımbız-toka bul getir.

Liste liste yazıldı
Daha neler sayıldı;
Toplar iken kağıdı
Bey düştü bayıldı!

Hanım koştu kaldırdı;
Biraz hava aldırdı.
Bey kendine gelince;
Şaka diye yalvardı!

YUSUF TAĞI(TÜRKDEN)
_________________________
 
Şimdiye kadar 59555 ziyaretçisiteye girmiştir